kendisinin kıyısına taşın(dırıl)anlara
"Aşkın kayığı günlük yaşama çarptı"
diye yazar mayakovsky veda mektubunda.
37 yaşındadır.
üzücü.
yangında ilk kurtarılacaklar listeleri vardır, o listeye hiç giremedim ben,
üzücü.
bi akraba, bi meslektaş, eş, dost maskelerle kurulan imajlar zedelenmesin diye, sana her an harcanabilir olduğun yaşatıldı, eskiden kalma aşağılık biri oldugunu yeni görebildiğin bir yaratığın kötülüklerinde bile yalnız bırakıldın,
bi akraba, bi meslektaş, eş, dost maskelerle kurulan imajlar zedelenmesin diye, sana her an harcanabilir olduğun yaşatıldı, eskiden kalma aşağılık biri oldugunu yeni görebildiğin bir yaratığın kötülüklerinde bile yalnız bırakıldın,
yanında duran olmadı, için rahat ettirilmedi. aman çatışma çıkmasın, aman çakmasın kimse, aman dedikodu olmasın çevremde, bi şey de hissetmiyorum ki zaten,seni de harcıyorum benim için doğal olarak yine, ne yapayım yani.
çok üzücü.
gevşemedi hic savunma mekanizmaları, değismeye çaba sarfetmektense bilindik, alışık ve bu anlamda da konforlu olan o savunma mekanizmalarına dönüldü her seferinde. hiç savunulmadın. yeterince
gevşemedi hic savunma mekanizmaları, değismeye çaba sarfetmektense bilindik, alışık ve bu anlamda da konforlu olan o savunma mekanizmalarına dönüldü her seferinde. hiç savunulmadın. yeterince
şans tanıdın, olmadı. zeminin hep güvensiz kılındı.
çok üzücü.
bir ilişki mefhumu olan herkes bilir ki, ayrılan ve hissettirilen, gösterilmesi gereken, gerekirse de savunulan o özel alan aynı zamanda güven zeminini de yaratandır, her kritik anda dışlandın sen, değersizleştirildin. var zannettiğin duygular yapaymış, mış gibi yapılmış hep. bunları kabul et, ben böyleyim denildi susarak sanki o hissiz zeminde sana, sevilmediğini anlamadın, bi kıymetin var zannettin. hassasiyetlerine hiç duyarlılık gösterilmedi. senin de hakkındı bazı olumlu, özel ve güzel duyguları yaşamak oysa.
bir ilişki mefhumu olan herkes bilir ki, ayrılan ve hissettirilen, gösterilmesi gereken, gerekirse de savunulan o özel alan aynı zamanda güven zeminini de yaratandır, her kritik anda dışlandın sen, değersizleştirildin. var zannettiğin duygular yapaymış, mış gibi yapılmış hep. bunları kabul et, ben böyleyim denildi susarak sanki o hissiz zeminde sana, sevilmediğini anlamadın, bi kıymetin var zannettin. hassasiyetlerine hiç duyarlılık gösterilmedi. senin de hakkındı bazı olumlu, özel ve güzel duyguları yaşamak oysa.
çok üzücü.
geçmiş yaralarının kanadığı anları vardır insanın, travmaların patladığı, çok zayıflanılan, taşıyamadığın, dağıldığın anlar. ölümler de sarmıştır üstelik çevreni. karışırsın. öyle zamanlarda bu sevgisiz zemin fazla gelir artık insana, taşıyamaz olursun, uzaklaşırsın.sağlığın bozulur, sağ kalmak için geçici bir büzüşmeye yönelirsin, güvende olacağın bir çekilme. çıkman gerektir ama ve bir olanak ararsın, mayakovsky'nin intihar mektubunu yazmamak gerekiyordur çünkü. senlik degil bu sadece, herşey gibi, herkes gibi bu da anlaşılır.
geçmiş yaralarının kanadığı anları vardır insanın, travmaların patladığı, çok zayıflanılan, taşıyamadığın, dağıldığın anlar. ölümler de sarmıştır üstelik çevreni. karışırsın. öyle zamanlarda bu sevgisiz zemin fazla gelir artık insana, taşıyamaz olursun, uzaklaşırsın.sağlığın bozulur, sağ kalmak için geçici bir büzüşmeye yönelirsin, güvende olacağın bir çekilme. çıkman gerektir ama ve bir olanak ararsın, mayakovsky'nin intihar mektubunu yazmamak gerekiyordur çünkü. senlik degil bu sadece, herşey gibi, herkes gibi bu da anlaşılır.
üzücü.
şimdi artık şu gecikmiş soruların zamanı:
bu sende neyi, neleri tetikledi. sen nerelerde hatalar yaptın bu süreçte. kendinde yüzeysel kabullerle neyinin üstünden atladın, nerelerde takılı kaldın. nasıl sağaltılır bir öfke, nasıl daha fazla kendi derinine sokulabilirsin şimdi dürüstçe, daha sahici ve barışık.tetiklenen bu ne'dir tam, nerede bir çarpık algı duruyor kendine yönelik, neleri kabul edememişsin aslında, neyle hesaplaşmamışsın, zihninin çocuk kısmı nerede hapis kalmış...
yaşadığın bu değersizleştirmeler için yapabileceğin bir sey yok artık. yazık.
ama öyle. şimdi kendin için yapabileceğin şeyler var ama... yorumlar, cevaplar, düzeltilmesi gereken algılar ve kabuller zamanı, buna büyüme, olgunlaşma da denir:
bazı karşılanmamış duyguların o ilk çekirdegini ve zamanını buldun, ah anneler babalar, siz neler yaptınız öyle ve de işte siz neler yapmadınız böyle... tamam, ama artık konu şimdide, şimdiyi yürümek, şimdi ve gelecek için, zemin artık başka. tamam, iyi bi noktadır bu belki.
şimdi çay demleyeceksin, yeniden başlama zamanı.
ve
" kendini bil!".

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder